Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. 07 Ocak 2009, 14:11:56


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz



Reklamlar
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: KEMALİZM NEDİR?  (Okunma Sayısı 97 defa)
yunusSs'in Bilgileri
yunusSs
Yeni Üye
*
Avatar Yok



Uye ID 228
Kayit Tarihi 18 Kasım 2008, 18:43:09
Nerden
Mesaj Sayisi 8
Rep Puani
Paylaşım Seviyesi: 0
Deneyimleri

Aktiflik

Deneyim
Seviye
Kotu Itibar
Iletisim
Offline Offline


Ruh Halim:

« : 19 Kasım 2008, 09:27:02 »


Kemalizm, tıpkı liberalizm ve sosyalizm gibi, bir devrim ideolojisi olarak doğmuştur. Ama, liberalizm ve sosyalizmden farklı olarak, geri kalmış bir ülkedeki devrim koşullarının gereksinimlerini yansıtmaktadır. Bu nedenle de, Kemalizmi iyi değerlendirebilmek için, geri kalmış ülke devrimlerinin gelişmiş ülke devrimlerinden farkını anlamak gerekir. Fransız Devrimi, evrim sürecinde önlerde yer alan bir toplumda rastlanabilen devrimlerin en ünlü örneğini oluşturur. Koşullar ve toplumdaki güç dengesi değişmiş, ama eski koşullara göre oluşan ve eski güç dengesini yansıtan toplumsal ve özellikle de siyasal kurumlar değişmemekte direnmiş, toplumsal - ekonomik gelişmeyi zorlaştırmaya başlamıştır. Kentsoylular ( burjuvazi ) yeni bir toplumsal sınıf olarak doğmuş, güçlenmiş, ama güçleri ölçüsünde siyasal rejimde etkili olamamışlardır. Bir anlamda toplumun altyapısı değişmiş, ama üstyapı bu değişikliğe uymamıştır. Burada sözkonusu olan, eski kurumları yeni koşullara, yani üstyapıyı altyapıya uydurmaktır; değişen koşullarla, koşulların yarattığı gereksinmeleri karşılaması gereken kurumlar arasındaki çelişkileri gidermektir.
Evrim sürecinde geride kalmış toplumlarda görülen devrimler ise, belirli
tarihsel koşullardan yararlanarak, bu toplumların evrimini hızlandırmak,
bazı evreleri atlatmak amacını taşır. Birinci grup ülkelerdeki devrimciler,
koşulların gereğini yerine getirmek ve gereksinimlerin doğurduğu devrimci
ideolojiyi izlemekle yetinmek durumundadırlar. Toplumun henüz ulaşamadığı
bir aşamaya göre kurumlar oluşturmak, böylece gelişmiş ülkelerle
aralarındaki açığı bir ölçüde olsun kapatmak zorundadırlar. Kendilerinden
çok önce o aşamaya ulaşmış olan toplumların deneyimlerinden ders alabilmek
olanağına sahiptirler. Ama o devrimin doğal taşıyıcısı, itici gücü olan
toplumsal sınıfın bulunmaması nedeniyle de işleri çok daha zordur. Ancak
eski düzenin savunucusu güçlerin - tarihsel nedenlerle - zayıflamış
oldukları bir andan yararlanarak iktidarı ele geçirebilirler. Temel
devrimci gücün yokluğunu ya da zayıflığını ise, ideolojiye büyük ağırlık
vererek ve o ideoloji etrafında iyi örgütlenmiş "bilinçli" bir çekirdek güç
oluşturarak telafi etmeye çalışırlar.
Toplumlardaki güçler dengesinin değişmesine karşın, eski güçler dengesinde
ağır basan güçlerin çıkarlarına ve dünya görüşlerine göre biçimlenmiş olan
kurumların değişmemekte direnmesi, devrimin nesnel ( objektif ) koşullarını
oluşturur. Varolan bu düzeni eleştiren ve yeni bir düzenin ilkelerini
içeren ideoloji ise, devrimin öznel ( subjektif ) koşulu sayılabilir.
Devrimi, bilinçsiz bir ayaklanmadan, kızgınlık birikimlerinin kırıp -
dökmeye dönüşmesinden ayıran ana özellik, sahip olunan "devrimci bilinç",
yani "bilinç" ögesidir.

Evrim sonucu doğan devrimlerde, ideoloji evrime koşut olarak doğar,
devrimci eylem içinde gelişir. Böyle bir devrimde ideolojinin ağırlığı,
nesnel koşulların, çok gerisinde kalır. Oysa geri kalmış ülkelerde nesnel
koşullar yeterinde oluşmamış olduğu için, ideolojinin önemi artar.
İdeoloji, devrimi olanaklı kılan ortamdaki, somut koşullardaki eksikliği
giderme, boşluğu doldurma işlevini üstlenir. Burada ideoloji, yine devrimci
eylem içinde bazı değişikliklere uğramakla birlikte, devrim öncesinde hazır
olarak vardır ve çoğunlukla da, ana çizgileriyle gelişmiş ülkelerden
aktarılmıştır. Amaç zaten o ülkelerin düzeyine daha hızlı bir biçimde
ulaşmak olduğu için, bunu doğal karşılamak gerekir. Devrimci ideoloji,
devrimin öncüsü güçlerin toplumsal özelliklerine göre bazı değişimler
geçirmekle birlikte, ana doğrultuda aynı kalır.
Her devrim belirli toplumsal güçlere dayanarak gerçekleşir. O güçlerin
yeterince gelişmediği ortamlarda ise, devrimci ideolojinin kendisi,
yaratığı bilinç ve kitlesel etkisiyle devrimci bir güç oluşturabilir. Bir
ayaklanmanın, bir hükümet darbesinin, bir bağımsızlık savaşının, tarihi
hızlandırmak amacındaki bir devrime dönüşmesinde, devrimci ideolojinin
etkisi büyüktür. Ama ideolojinin devrimdeki ağırlığının artması ölçüsünde,
o ideolojinin dogmatikleşmesi olasılığı da artar. Çünkü söz konusu
ideoloji, bir anlamda, varolması istenilen, ama henüz varolmayan koşulların
ürünüdür.

Mustafa Kemal, tıpkı Lenin gibi, Birinci Dünya Savaşı'nın ülkesindeki eski
düzenin temsilcilerini maddi ve manevi açıdan yıpratmasından yararlanarak,
evrimin henüz zorunlu kılmadığı yeni bir toplumsal - siyasal düzeni
yaratacak süreçleri harekete geçirmiştir. Lenin, Rusya ordusunun perişan
olması sayesinde, küçük ama iyi örgütlü ve bilinçli bir güce dayanarak
siyasal iktidarı ele geçirirken; Mustafa Kemal, ülkesini düşman işgalinden
kurtarmanın kendisine kazandırdığı olağanüstü etkiyi kullanarak devrimi
gerçekleştirmiştir. Lenin'in Rusya'nın koşullarına uydurmaya çalıştığı
marksist ideoloji - yukarıda değindiğimiz nedenden dolayı - dogmalaşırken;
Mustafa Kemal, liberealizm ve sosyalizmden yararlanarak Türkiye'nin
koşullarına göre oluşturmaya çalıştığı devrimci ideolojinin dogmalaşma
olasılığını önlemeye çalışmıştır. İdeolojik kalıplaşmanın hızlı bir değişim
süreciyle bağdaşmayacağını vurgulayarak, bir anlamda "sürekli devrimcilik"
anlayışının öncülüğünü yapmıştır. Bazılarının ileri sürdüğünün tersine,
kemalizmin ideolojisi vardır, ama "öğreti"si ( doktrini ) yoktur.
Kemalizm'in önünde iki aşamalı bir amaç vardı: Bağımsızlık ve çağdaşlaşma.
Bu ereklere ulaşmak için, ideolojinin çerçevesini oluşturan ulusçuluk,
cumhuriyetçilik ve laiklik ilkeleri Fransız Devrimi ve dolayısıyla
liberalizmden; devletçilik, halkçılık ve devrimcilik ilkeleri de
sosyalizmden esinlendi.
Logged

кöуℓü мιℓℓєтιη єƒєη∂ιѕι∂ιя
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
||| GoogleTagged |||

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Smf Kardeşliği.Com
smf.gen.tr aracılığı ile SMF kullanan siteler arasında yaptığımız SMF Kardeşliği listemizi görmek ister misiniz?

Bu site SM Forumlar Birliğinin Üyesidir
\\SiTeMaP///
|Site Map | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss | Tagged
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM

Hazırlayan: Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK.CoM(TÜM)Yönetimi

Bu Sayfa 0.46 Saniyede 27 Sorgu ile Oluşturuldu